• Ana Sayfa
  • +Plus
  • Ergin Ataman: Galatasaraylıyım ama sahada babamı bile tanımam! | FUTBOLHABER.COM.TR

Ergin Ataman: Galatasaraylıyım ama sahada babamı bile tanımam! | FUTBOLHABER.COM.TR

 Ergin Ataman: Galatasaraylıyım ama sahada babamı bile tanımam! | FUTBOLHABER.COM.TR
Okunuyor Ergin Ataman: Galatasaraylıyım ama sahada babamı bile tanımam! | FUTBOLHABER.COM.TR
Google News

Anadolu Efes’in ve Türk Basketbol Milli Takımı’nın başarılı başantrenörü Ergin Ataman, Haber Global’den Ecem Dinçkal’ın sorularını içtenlikle yanıtladı. Ataman, Anadolu Efes’ten Milli Takım’a, Galatasaray ‘dan Fenerbahçe ‘ye kadar birçok yelpazede gelen sorulara yanıt verdi.

Ergin Ataman’ın açıklamaları şu şekilde;

“ŞU AN YENİ BİR TAKIMIZ”

“Sezona kupayla başlamak bize ciddi bir moral verdi. Bizim ciddi bir rakibimiz Fenerbahçe Beko, hem Türkiye’de hem EuroLeague’de. Fenerbahçe’yi yenerek sezona başlamak moral verdi. Lige de derbiyle başladık, Galatasaray maçıyla. Son 2 dakikaya kadar başabaş gitti ama o maçı da kazanmayı başardık. Şu an yeni bir takımız. Yeni oyuncular var takıma dahil olan. İstediğimiz basketbolu tam olarak oynayamasak da sezonun bu bölümünde önemli olan kazanmak. Her geçen maçla birlikte iyi oyun da gelecektir.”

“DIŞARIDA SAKİN BİRİYİM”

“Sahada gergin olmak durumundayım. Sorumluluklarım çok büyük. 4 yıldır Avrupa’nın en iyi takımının koçluğunu yapıyorum. İşler iyi gitti. 4 yıldır Avrupa basketboluna damga vuruyoruz. Böyle olunca sahada da çok ciddi bir mücadele var. Bizim kaderimizde var. Gergin olmayan üst düzey bir antrenör tanımıyorum. Futbolda da böyle, basketbolda da. Dışarıda sakinimdir. Spor dışı yaşantımda sakinimdir. Herkesle aram iyidir. Herhangi bir tartışmaya girmem. Trafikte giderken sürtüşmem. Kendi halimdeyimdir. Sahaya çıkınca ben de kendimi tanıyamıyorum. Direkt içimdeki canavar ortaya çıkıyor. Takımımı sürekli motive etmek için o görüntüyü veriyorum.”

“BEN EFES’TE YENİ DEĞİLİM, HER YERDE VARIM”

“Son 2 sezon EuroLeague şampiyonu olarak, bunu tarihte yapabilen 3 takım var; Olympiakos, Maccabi ve Anadolu Efes. Biz bunu 3. kez gerçekleştirdik. Hiç kimsenin gerçekleştiremediği de 3 kez üst üste gerçekleştirebilmek. Ben Efes’te yeni değilim. Efes tarihinin neredeyse her yerinde var olan biriyim. Aydın Örs Hoca ile birlikte yardımcı antrenör olarak Efes Pilsen’in Türk basketbol tarihindeki devriminde bizzat rol alan ekibin içindeyim. Üst üste şampiyonluklara baktım o albümde. Son sayfa boştu. O boş sayfaya üst üste üçüncü şampiyonluğu eklemek istiyoruz. Rakiplerimiz engellemek isteyecektir, biz ise ulaşmaya çalışacağız.”

“NBA’DAN GELEN TEKLİFLER BÖYLE”

“Avrupa’da bu kadar başarılı olmuş bir antrenörün NBA’da daha fazla değer görmesi gerektiği çok açık. Nasıl ki Avrupa’da çok başarılı olmuş oyuncular NBA’ya gidip çok başarılı oldularsa işte bunun örnekleri var, Doncic, Antetokounmpo, Jokic, Nowitzki gib. Antrenörlerin de başarılı olacağına inanıyorum. Bu sadece benle alakalı değil. Avrupa’da üst üste şampiyonluklar kazanan Zeljko Obradovic, Ettore Messina, Dimitris Itoudis var. Oradan bir teklif gelmiyor. Gelen teklifler ‘Sen önce bir gel, 3-4 sene yardımcı antrenörlük yap’ diyorlar. Avrupa’da bu başarılara ulaşmış bir insanın orada yardımcı antrenörlük yapması mantıklı değil. Onun için ben Türk basketbolunda birçok ilki gerçekleştirdim çok şükür. Avrupa’da takım çalıştırdım, Avrupa’da şampiyon oldum, İtalyan takımıyla, Beşiktaş ile, Galatasaray ile, Anadolu Efes ile… NBA’da başantrenörlük yapan ilk Türk olma isteği kafamın bir tarafında hep var. Fakat, şu süreci gördükten sonra çok ümitli değilim. Neden olmasın. Yarın öbür gün birisi ‘NBA’da ne yapacak, alalım’ derse ben hazırım. Hodrimeydan! Neden olmasın.”

“YATIRIM ATEŞİNİ DOĞRU ŞEKİLDE YAKTIM”

“Anadolu Efes, Avrupa çapında kurumsallaşmış bir kulüp. Ben 3. kez gelmeden dibe doğru gidiş vardı, EuroLeague sonunculuğuna gidildi. Beni tekrar davet ettiklerinde EuroLeague sonunculuğuna gelmiş kadronun 2 oyuncusu haricinde hepsini değiştirip, hedefi Final Four yaparak, karakterli oyuncular alarak, uzun vadeli değil de hemen sonuç alacak bir yapılanmaya gittik. Avrupa’da star olan Micic’i Zalgiris’ten aldık, yedek oyun kurucuydu. Shane Larkin, Avrupa’da tecrübesi vardı ama bu parlamayı göstermemişti. Bu iki oyuncuyu aldık. Simon, takımda tuttuğumuz tek yabancıydı. Kariyerini sonlandırmayı düşünüyordu. Çok iyi bir takım ortaya çıkardık. Ben geldimde ‘Farklı bir yapım var. Beşiktaş ve Galatasaray’da yıllar sonra şampiyonluklar kazandırarak geldim. Yeni bir dinamizmle geldim.’ dedim. Kazanılan şampiyonluklar dışında, Sinan Erdem’i her maç dolu hale getirip, dinamik bir yapı getirip başarıya gittik. Yönetim de çok mutlu. Onlar da çok ciddi fedakarlıklar yaptı. Ben tek başıma bunları yapamazdım. Sürekli olan yatırım ateşini doğru bir şekilde yaktım. İnşallah alevler sönmez.”

“SAHADA BABAMI BİLE TANIMAM”

“Benim Galatasaraylı olduğumu, futbolda çok iyi bir Galatasaray taraftarı olduğumu, EuroCup’ı kazanınca Galatasaray genel kurul üyesi olduğumu herkes biliyor, saklamıyorum. Herkesin tuttuğu bir takım var. Ergin Ataman, sahaya çıkınca babasını bile tanımaz. Çok yakın arkadaşlarım var Galatasaraylı. Efes maçlarına coşkuyla geliyorlar ama Galatasaray maçlarında bana kızıyorlar, ‘Niye yendin’ diyorlar. Sonuçta bu bir maç. Ben Anadolu Efes antrenörüyüm, ben sahaya çıkınca babamı tanımam. Orada artık profesyonellik ve çalıştırdığın takımın başarısı geliyor. Onun dışında Galatasaray’ın Avrupa’da oynadığı basketbol maçlarında hep Galatasaray’ı destekliyorum. Kendi takımıma geldiği zaman bu Efes’te de böyle, daha önce Beşiktaş’ı çalıştırdığım dönemde de böyleydi. Beşiktaş’ı çalıştırdığım dönemde Galatasaray ile yarı final serisi oynadık, yendik. Daha sonra Anadolu Efes’i de yenip şampiyon olmuştuk. Yapacak bir şey yok. Hangi takımda hocaysam o takımın kazanması için her şeyi yaparım. Galatasaray gönlümde olan büyük bir spor kulübü.”

“BU AŞAMADA G.SARAY’I DÜŞÜNMEM MANTIKLI DEĞİL”

“Ben Galatasaray’da çok güzel bir 5 yıl geçirdim. Galatasaray’a ilk geldiğim sene 23 sene sonra şampiyon olduk. Galatasaray’ı EuroLeague’e soktuk, çeyrek final oynadık. 2016’da EuroCup’ı kazandık. Büyük bir iddia koyup kazandık. Daha sezon başında bizi EuroLeague’e almayıp başka bir Türk takımına ‘wild card’ verdikleri zaman ‘Bizi buraya almadınız, Galatasaray burayı hak ediyor ama biz o zaman EuroCup’ı alıp bu kupaya gireceğiz’ dedim. Galatasaray’ın o zaman Avrupa’da kupası yoktu. Taraftarın coşkusuyla kupayı kazandık. Kariyerimin çok önemli sezonlarından bir tanesidir. Fakat, şu var. Galatasaray Kulübü’nde benden sonraki dönemde vizyon küçüklüğü oldu. Beni eleştirenler oldu çalıştırdığım dönemde. Bazı yönetim kurulu üyeleri, ‘Galatasaray’a çok para harcattı, Galatasaray basketbolda bu tip paralar harcayamaz’ dediler. Ancak, sahadayken hep birlikte coşuyorduk. Galatasaray taraftarı, büyük başarı istiyor. Oynadığın kupada Avrupa şampiyonluğu. Bunun için takım kurman lazım. Sen bu yönetime geldiysen bu kaynağı yaratman lazım. Ben ayrıldıktan sonra Galatasaray’ın bu kaynağı yaratmak istemediğini gördük. Galatasaray’ın ekonomik problemleri var, bunun farkındayız. Her kulübün var. Fenerbahçe’nin de var. Fakat, yıllardır Avrupa basketbolunda önemli sponsorlarla, Fenerbahçeli önemli kişilerin yaptığı önemli sponsorluklarla Avrupa basketbolunda büyük bir marka oldu. Galatasaray bunu yapmak istemedi. Ben şu anda Avrupa’nın, EuroLeague’in en büyük, en önemli kulübünü çalıştırırken Galatasaray’ı çalıştırmayı düşünmem benim için mantıklı değil. Kaldı ki Galatasaray’ın da şu anda kendi bütçesi ölçüsünde çok iyi bir hocası var. Yarı sezonda geldi, iyi sezon geçirdiler. Önemli olan bu sezon. Galatasaray, FIBA Şampiyonlar Ligi’nde oynuyor. Orada başarılı olmalarını diliyorum. Galatasaray’ın ben EuroLeague’e artık gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu hep söylüyorum. Galatasaray taraftarını diğer kupalarla tatmin edemezsin. Galatasaray’ın kaynak yaratıp EuroLeague’de hedefi olan bir kulüp haline gelmesi lazım. O günkü dönemlerde profesyonel olarak o ortamda olursam Galatasaray öncelikli takım haline gelir. Şu an üzerimde Anadolu Efes dışında A Milli Takım antrenörlüğü gibi büyük yüklerim var. Galatasaray’a başarılar dilemek dışında söyleyeceğim bir şey yok.”

“TRANSFER YAPMAYACAĞIZ”

“Biz çok üst düzey bir takımız. Böylesine kısa bir döneme, bu takıma adapte olacak oyuncu bulmak kolay değil. Birkaç oyuncu alternatifi yarattık. Yönetimle değerlendirdik. Herhangi bir transfer yapmama kararı aldık. 2-3 aylığına Larkin sakatken alacağımız bir oyuncudan bu takıma böyle bir anda adapte olabilecek bir seviyeyi yakalayamayacağımızı hep birlikte hemfikir olduk. Şu aşamada vazgeçtik. Çözümü kendi içimizde, Larkin dönünceye kadar, bulmaya karar verdik. Beni de rahatlattı bu. Her yeni gelen oyuncu, yeni adaptasyon. Oyun kurucu çok önemli özellikle. Onun takıma, takımın ona adapte olması… Biz Anadolu Efes’te kararları geniş bir yelpazede değerlendirdik. Hep birlikte transfer yapmamanın daha doğru olduğuna karar verdik.”

“ÖMER FARUK YURTSEVEN’E KIZGINIM”

“Ömer Faruk Yurtseven’e bir türlü ulaşamdık. O dönemde ben, milli takım menajerleri, yardımcı antrenörler Hakan Demir ve Mehmet Okur ile ulaşmaya çalıştık Ömer Faruk’a. Ağustos ortası olmasına rağmen bu kararından dönmesi için, yeniden takımın kamp döneminin yarısında bile takıma dahil etmeye çalıştık. Elimizde iyi bir takım vardı ama onun bize vereceği katkının çok önemli olduğu düşüncesindeydik. İlk planımız da buydu. Bu takımda Cedi, Furkan, Larkin gibi skorerler varken Ömer Faruk gibi potayı çok iyi kapatan, ikili oyunlarda yüksek atletik bir uzunla beklentilerimiz vardı. Bu takımla antrenörlüğe başlarken hedefi yukarı koydum. Anadolu Efes’te nasıl taşlar birbirine uyuyorsa, milli takımda Ömer da çok önemli bir taştı. Onun için de son ana kadar bir çaba sarf ettik ama kabul etmedi. Üzerimize moral bozukluğu oldu. İnsan şunu düşünmeden edemiyor. Bu takımda Larkin ilk maçta sakatlandı, Ömer Faruk bu takımda olmuş olsa bu takımın nerelere geleceğini gördük. Son saniyede elimizle maçları verdiğimiz iki takım final oynadı. Şu anda düşünmedim. Daha önesinde federasyon, daha sonra Mehmet Okur’dan gelecek rapor doğrultusunda görüşürüm. Açıkçası ben kırgınım. Çok kırgınım. Çünkü, yarı yolda bırakıldık. Ben bırakılmadım. Ben büyük hedeflere herkesi inandırmışken herkesin orada olması gerektiğini düşünüyordum. Ömer Faruk bir anda fişi çekti, kendini dışarı itti. Bizi Amerikalı bir menajerle muhatap etti. Bunlar beni çok kızdırdı. İlerleyen dönemlerde ne olur göreceğiz.”

CEDİ OSMAN AÇIKLAMASI…

“Cedi Osman, Avrupa Şampiyonası boyunca büyük bir mücadele gösterdi. Geldi, 1 Ağustos’tan itibaren kampa dahil oldu, diğer oyuncular olduğu gibi… Çok büyük bir çaba gösterdi kamp döneminde. Daha sonra Dünya Kupası eleme maçlarında, Avrupa Şampiyonası’nda 30 dakika ortalamayla oynadı. Sporcu, her zaman en üst düzeyde performans veremeyebilir ama iyi niyetle takımın kazanması için savaştı. Sonunda maalesef 2 tane faul atışı kaçırdı. Bu bence her sporcunun karşılaşabileceği bir şanssızlık. Futbolda 90+3’te Dünya Kupası eleme maçında bir penaltı kullanıyorsun, kaçırıp eleniyorsun. Çeyrek finalde Fransa – İtalya maçında İtalya’nın en önemli oyuncusu Simone Fontecchio 2 serbest atış kaçırdı, aynı şekilde. 2 sayı öndeyken 2 faul atışı kaçırdı, uzatmada kaybettiler. Bunlar olabiliyor spor yaşantısında. Onun için ben burada Cedi’ye bu anlamda yapılan eleştirilere çok karşı çıkıyorum. Cedi, Türkiye için sonuna kadar terledi, mücadele etti. Hata yapabilir. Hata hepimizde. Cedi’nin kaçırdığı 2 faulden sonra top bizdeydi, topu kenardan çıkartamadık. Pas hatasını yine Cedi yaptı ama sonuçta orada demek ki bizde takımı öyle bir an için iyi hazırlayamamışız teknik olarak. O topu kenardan çıkartabilmeliydik. Ben molaya koştuğumda Buğrahan’a faul yapılmıştı, top dışarı çıkmıştı ve korna çalmıştı. Molayı ben 1 saniye geç istedim. Keşke istemeseymişim. Molayı almakta geç kaldığım için pozisyon iptal edildi. Benim de hatam var. Daha önce molayı almış alsam o anki kargaşayı çözebilirdik. Bu bir kısmetsizlik. Kısmetsizlikler olur son anda. Hepimiz çok büyük bir özveriyle Türkiye için mücadele ettik. Cedi de bu kişilerden bir tanesiydi.”

“TÜRK MİLLİ TAKIMI BAŞARILI OLACAK”

“Fransa maçı o kadar negatif anlamda tüm maçların üzerine çıktı. Hakikaten çok can yakıcı bir maç oldu. Milli takım ilk kez 13-14 yıl sonra çeyrek final oynayacaktı. Takımın başına geldiğimde büyük bir hedef koydum. O hedefe ilerleme imkanı olacaktı. Turnuva başında iyi oynamadığımız bir dönemde eleştiriler vardı. O açıdan tam herkes sevinirken kaybetmiş olmamız mental olarak unutulmayacak maç haline getirdi. Sporda bunlar var. Fransa maçından 4 ay önce, Micic’in son saniye attığı basketle finale çıktı. Finalde son saniyede 1 sayıyla Real Madrid’i yenip şampiyon olduk. Avrupa’da kazanılan hiçbir maçı unutamam. Galatasaray ve Beşiktaş ile Avrupa şampiyonlukları, kariyerimin henüz başında 35 yaşımdayken Siena ile kazandığım Avrupa şampiyonluğu. Bunların hepsi hakikaten çok güzel anılar. Sonuncusu maalesef kötü oldu ama her inişin bir çıkışı mutlaka vardır. Türk Milli Takımı’nın Avrupa’da kısa süre içerisinde büyük bir başarı elde edeceğine inanıyorum.”

50 BİN KİŞİ VAR, FUTBOL YOK”

“Futbolu takip ediyorum. Galatasaray’ı yakından takip ediyorum. Bu sezon henüz Galatasaray maçına gidemedim. Beşiktaş – Fenerbahçe maçına gittim. Oğlum Sarp, derbi maçlarına gitmeyi çok seviyor. Gittim. Oynanan futbolu hiç beğenmedim. Çok sıkıldım. Şaşırdım biraz da. Hele ki Manchester City – Manchester United maçı özetini izledim. O pozisyonları izleyince maça da heyecanlı gittim, içimde bir futbol ateşi çıktı. Fakat, oynanan futboldan çok demoralize oldum. Adana Demirspor – Galatasaray maçının ikinci yarısına yetişip seyrettim. Orada da demoralize oldum. Türk futbolu bu diyor arkadaşlar. Kadrolardaki oyuncular, her büyük takımda 9-10 tane yabancı var. 11’de 8 yabancı var. Beşiktaş – Fenerbahçe maçında iki tane çok kaliteli yabancı hoca var. Avrupa’da oynanan futbol, burada oynanmıyor. Herhalde sahalarda bir şeyler var. Bizim stadyumlarda bir şey var, seyirciden çok etkileniyorlar herhalde. Beşiktaş – Fenerbahçe maçında top sürekli duruyor, oyuncular sürekli yerde, sürekli bir sertlik. Pozisyon yok. Ben tam çıkarken Beşiktaş’ın bir pozisyonu oldu maç sonunda. Fenerbahçe’nin keza öyle. Galatasaray’ın Adana Demirspor maçında akıcılık yok. Atmosfer muazzam. Vodafone Park’ta atmosfer, heyecan, 50 bin kişi var ama ortada futbol yok.”

“FENERBAHÇE, AVRUPA’DA FENA BAŞLAMADI”

“Futbol Milli Takımı’na gelince şu anda 3. Lig’den 2. Lig’e çıktı. Basketbol, voleybolla kıyaslayınca Türk futbolunun ne kadar geride olduğunu görüyorum. Bize maç da yaptırtmıyorlar. Fransa, İtalya, İngiltere ile de oynatmıyorlar, ayrı kategoriye koydular futbolda. Futbolu yönetenler de çok da gocunmuyorlar. Bakıyorum da basın da futbolun arkasında. 1 tane maç kazanıyoruz Faroe, Lüksemburg falan yeniyoruz, milli takım çok iyi. Yahu tamam da oynadığımız takımlar 3. Lig’de. Bir futbol izleyicisi olarak beklentim, güzel futbol görmek ve takımlarımızın Avrupa’da başarılı olması. İnşallah bu sene Fenerbahçe fena bir başlangıç yapmadı. Finali bıraktık artık da çeyrek final, yarı finale gelsin. Türk Milli Takımı yeniden elit kısma çıkıp Almanya, İngiltere, Fransa ile maça çıkacak bir yere gelmesi. Bunları bekliyorum. Doluyum. Özellikle, Beşiktaş – Fenerbahçe maçında oynanan futboldan çok sıkıldım. Futbol, çok büyük kitleler tarafından takip ediliyor. Bunun değerinin verilmesi lazım.”

“ICARDI NEREDE? ÇOK ŞAŞIRDIM”

“Futboldaki yeni transferleri, kadroları beğenmedim. Bir takım oyunculardan bahsediliyor ama kadroda sivrilen bir oyuncu da göremedim. Galatasaray’ın kadrosunda da böyle sivrilen biri göremedim. Icardi’yi daha göremedik bile. Ona da çok şaşırdım. Nerede diyorsun, eşiyle problemi var yurt dışına gitti. Yani şimdi Allah korusun bir ölüm, çok güzel bir olay olan bir doğum dışında profesyonel bir oyuncunun maç günü bir sorun için takımdan gitmesi, ülkeden ayrılması bizim kabul edemeyeceğimiz bir şey basketbolda. Biz kesinlikle kabul edemeyiz. Oyuncular bu rahatlıkta. Bunların düzelmesi gerektiğini düşünüyorum.”

“OKAN HOCA DOSTUMDUR”

“Okan Hoca çok yakın dostumdur, çok seviyorum. Okan’ın ben Galatasaray’ı iyi yola sokacağını düşünüyorum. Galatasaray iyi transferler yaptı ama bunu kağıtta değil sahada görmek istiyoruz.”

“CLYBURN BİZE GELMEK İSTEDİ”

“Avrupa’da istediğimiz her oyuncuyu aldık. Bir de şu var; çok da ihtiyacımız yok. En iyi oyuncular bizde. Bu sezon Clyburn’ü istedik, aldık. Biz çok peşinde koşmadık, o bize gelmek istedi. Bu çok önemli. Avrupa’nın en önemli oyuncularından bir tanesi seni istiyor.”

“MIKE JAMES’İ DURDURAMAZSIN”

“Mike James’i savunmakta geçen sezon çok zorlandık. Çok zor bir oyuncu. Bazı maçları var, hakikaten durduramıyorsun. Monaco’da oynadığımız deplasman maçında çok zorlandık.”

“MESSINA İLE OYNAMAK BÜYÜK KEYİF”

“Yakın dostum ve benim idolüm Ettore Messina. Messina ile ben daha başantrenörlüğe başlamadan önce Bologna’yı çalıştırıyordu. Onun antrenmanlarını izliyordum. Günün birinde onun karşısına çıkmak, playoff serisi oynamak, 3-1 kazanmak… Onunla oynamak gerçekten büyük bir keyif.”

“OBRADOVIC’İN YÜKSELİŞİMDE PAYI VAR”

“Türkiye’de de Zeljko Obradovic ile karşı karşıya olduğumuz 4-5 sezon çok keyifliydi, ondan da çok şey öğrendim. Karşında çok büyük bir hoca olduğu zaman, onun hamlelerine cevap verebilmek için kendini geliştirmek zorundasın. Kariyerimin son döneminde yapmış olduğum bu çıkışta Obradovic’in de bir rakip olarak çok büyük payı var.”

EUROLEAGUE’DEKİ EN İYİ 5

Anadolu Efes oyuncuları dışında EuroLeague’deki en iyi 5: “Mike James, Walter Tavares, Nikola Mirotic, Gabriel Deck, Marko Guduric.”

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın

buradan bir menü oluşturun